Sade ama çok
karışık. Zayıf gibi ama çok güçlü.
Akıl karıştıran
ama hayranlık uyandıran, İnsanı çıldırtan ama mükemmel!
Bu arada
tercümelerin de kadın gibi olduğunu belirtmek isterim...
Çok güzelse
nadiren sadıktır, Çok sadıksa da nadiren güzel...Hayat
yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra yada
hayallerdeki ümittir. Hüsran ise, bir tek yerde
kabullenebiliyorum, Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta…
1) Her şeye
ağzı açık hayran budalası olarak baktıkları, söylenen her
güzel lafa kolay kandıkları 17 -25 yas arası KAZ Dönemi.
2)
Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep kapris
üstüne kapris yaptıkları 25 - 35 yaş arası NAZ Dönemi.
3) Hayatı
(erkekleri) tanıyıp gözlerinin açıldığı 35 -45 yas arası
KURNAZ Donemi.
4) Mihrabın
yıkıldığı, her şeyin bittiği 45 yaş sonrası ENKAZ DÖNEMİ.