|
HİNDİSTAN - Ulu Camii |
 |
|
HİNDİSTAN - Tacmahal |
 |
|
ENDONEZYA`da Camii |
 |
|
İSTANBUL - Sultan Ahmet |
 |
|
USA - Mescid-i Ömer |
 |
|
Dinimiz Ve Diğer Dinler |
(Din),
insanları se’âdet-i ebediyyeye götürmek için Allahü
teâlâ tarafından gösterilen yol demekdir. Din ismi
altında insanların uydurduğu eğri yollara din denmez,
dinsizlik ve kâfirlik denir. Allahü teâlâ, Âdem
aleyhisselâmdan beri, her bin senede, bir Peygamber
vâsıtası ile, insanlara bir din göndermişdir. Bu
Peygamberlere “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecma’în”
(Resûl) denir. Her asrda, en
temiz bir insanı Peygamber yaparak, bunlar ile dinleri
kuvvetlendirmişdir. Resûllere tâbi’ olan bu
Peygamberlere de, (Nebî)
denir. Bütün Peygamberler, hep aynı îmânı söylemiş,
hepsi ümmetlerinden aynı şeylere îmân etmeği
istemişlerdir. Fekat, dinleri, ya’nî kalb ile, beden
ile yapılması ve sakınılması lâzım olan şeyleri başka
başka olduğundan, islâmlıkları, müslimânlıkları da
ayrıdır.
Îmân edip de kendini
ahkâm-ı islâmiyyeye uyduran müslimândır. Ahkâm-ı
islâmiyyeyi kendi arzûlarına, keyflerine uydurmak
istiyen kâfirdir. Bunlar bilmezler ki, Allahü teâlâ,
dinleri, nefsin arzûlarını, keyflerini kırmak ve
taşkınlıklarını önlemek için göndermişdir.
Her din, kendisinden
önce gelen dîni nesh etmiş, değişdirmişdir. En son
gelen ve her dîni değişdirmiş, dahâ doğrusu dinlerin
hepsini kendinde toplamış olup, kıyâmete kadar hiç
değişmiyecek olan din, Muhammed aleyhisselâmın dînidir.
Bugün, Allahü teâlânın sevdiği, beğendiği din de, bu
ahkâm ile kurulmuş olan İslâm dînidir.
|
|
|
EDİRNE - Selimiye |
 |
|
İSTANBUL - Ayasofya |
 |
|
MEDİNE |
 |
|
MEKKE |
 |
|
Mescidi Aksa |
 |
|